Archive for Ocak, 2010
Ezel:Öncesi Yok,Sonu Olsun
Oca 30th
Bu yılın başında Show Tv’de başlayan ve türk televizyon tarihinin zekayı içinde barındıran ilk dizisi olan Ezel; toplumun her kesimi tarafından çok sevildi. Ancak dizinin belli bir noktadan sonra tıkanabileceği gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Peki dizinin senaristleri böyle bir tıkanıklığı diziyi uzatarak mı, yoksa diziyi bitirerek mi çözecekler.Bence böyle bir sonuçla karşılaşıldığında izlenecek en mantıklı yol diziyi bitirmek olacaktır. Bu konuyu hem Dünya’dan hem de Türkiye’den birer örnekle açıklayayım:
Amerika’da yayınlanmış,televizyon tarihinin en başarılı dizilerinden Prison Break,yapısı itibari ile Ezel’le büyük ölçüde benzeşiyor.İsminden de anlaşılacağı gibi hapisaneden yapılan büyük bir firarı anlatan dizi; 2.sezonun sonunda tıkanmışken, dizinin senaristleri diziyi uzatma yoluna gittiler.Bu da dizinin büyük bir izleyici kitlesini kaybetmesine yol açtı.Dizi 4.sezonunda ekranlara veda etti.
Türkiye’de yayınlanmış ve türk televizyon tarihinin en çok izleyici çekmiş dizilerinden birisi olan(aynı zamanda Kenan İmirzalıoğlu’nun da kendini gösterdiği ilk yapıt) Deli Yürek de, Prison Break ile aynı kaderi paylaşmış dizilerden. Dizi gayet başarılı sezonlar yaşamasının ardından çektiği film ile ekrana veda edecekken, ticari olarak diziyi uzatma kararı alındı. Bu karar ve devamını izleyen süreçte çok fazla seyirci kaybı yaşayan dizi, sezon sonunda final yapılarak bitirildi.
Görüldüğü üzere, belli amaçlar doğrultusunda uzatılan dizilerin sonu pek de beklenildiği gibi bitmiyor. Yapılması gereken şey dizinin gereksiz yere uzatılmasından çok, dizinin tadında bırakılmasıdır. Eğer yapımcılar bunu başarabilirlerse türk televizyon tarihinde önemli bir yere sahip olacaklardır.
İstanbul’da Yapılabilecekler Listesi
Oca 28th
Kısa süreli de olsa yine bir İstanbul macerası yaşayıp öyle geldim portakal şehrine. O kadar az vaktim olmasına rağmen dolu dolu geçti diyebilirim bu sefer.
Bir daha ne zaman gideceğim belli olmadığı halde oturup bundan sonraki ilk gelişimde neler yapabileceğimizi tartıştık ve ortaya şöyle bir liste çıkarttık:

İstanbul’da Yapılabilecekler Listesi
- Şarap alınıp Salacak’tan salınılacak
- Oyuncak Müzesi’ne gidilecek,Sunay Akın’ı yakalayıp son kitabı imzalatılacak.(Bu arada salı günleri kitap söyleşileri yapılıyormuş. Gayet faydalı olabilir.)
- Çamlıca’da kahvaltı yapılacak.
- Ayasofya’da ki 17 senelik iskele kaldırılmış.Gidip görülecek.
- Miniatürk’e gidilecek.
- Arnavutköy’den Bebek’e kadar yürünecek.
- Çengelköy’deki Fiko’nun kahvesine gidilecek.
- Müzekart çıkartılacak,bir gün Tarihi Yarımada; diğer gün Dolmabahçe Sarayı ile Şişli’deki Atatürk Evi gezilecek.
- Madam Despina’da fasıla gidilecek.(Ciğerlerinin mükemmel olduğu söyleniyor.)
- Vefa’da boza içilecek.
- Beyazıt Kapalı Çarşı ile Mısır Çarşısına gidilecek
- Büyük Ada’da bisiklete binilecek.
24 Ocak:Kara Bir Gün
Oca 27th

24 Ocak, Türkiye’nin içini yakan; gidişatını değiştiren ender günlerden birisi.Bu günde meydana gelen olaylar Türkiye’de hala konuşulmaya devam eden ve çözülememiş sorunlar ortaya çıkardı.Onlardan bir kaçını şöyle özetleyelim:
24 Ocak 1980
Çok masumane bir kararla, ekonomideki tıkanıklığı gidermek amacıyla, Özal’ın hazırladığı ve 24 Ocak Kararları adıyla anılan ekonomik program… Türkiye’nin kapalı ekonomisi öyle bir açıldı ki, o gün bugündür kimse bu açığı kapatamadı.Neoliberal politakaların Türkiye’deki miladıdır.
24 Ocak 1993
Gizli servislerin terör örgütleriyle bağlantısını çözmeye çok yakın isimlerden birisiydi Uğur Mumcu… Bugün ki Ergenokanvari oluşumları o zamandan söylemeye cesaret edebilmiş usta bir kalem…Öldürülüşü bu yüzden hala şüphelidir.
24 Ocak 2001
24 Ocak 2001 Tarihinde Diyarbakır Emniyet Müdürü iken bir suikaste kurban giden Gaffar Okkan da, ülkeye çok önemli hizmetlerde bulunmuş; Polisi sevmeyen, polisten korkan insanlara, polisin de iyi olabileceğini göstermiş başarılı bir insandı.Ölümünün ardından Diyarbakır, o emniyet müdürü olmadan önceki günlerine geri döndü.
Kar Hapsi
Oca 26th
Bursa’ya kış geldi sonunda.Aslında kendini belli etmeye başlamıştı.Geceleri kalorifer yanmasına karşın,sabaha karşı bizi uyandıracak kadar iğneliyordu soğuklar.Ama artık öyle bir raddeye geldi ki,kaloriferin dibinde bir kaç kat battaniye ile uyumak bile yetmez oldu.Ve bu soğukların sonunda Bursa’da hapis kaldım.Gitmek istediğim yere giden firmalar da seferlerini erteleyince tam oldu: Görükle’de kardan dolayı hapis yatan bir adam ortaya çıktı. Ama kışın getirdiği güzellikleri göz ardı edersem haksızlık olur.Soldaki fotoğraf bunun kendimce beğendiğim,güzel örneklerinden birisi.
Neyse… Yollar açılıyor yavaş yavaş.Yeni yerler görme zamanı geldi.
Biri NtvSpor’u Durdursun
Oca 19th
Erkek öğrenci evlerinin ortak bir özelliği vardır.Hemen hepsinde sabahtan akşama kadar spor kanalları takip edilir.Bizim evimizde işte o evlerden birisi.Sabah 11.30′da televizyon açıldığında,önce bir Ntv Spor’a bakılır: Haberler ne,Fuat Akdağ, Mehmet Demirkol ne diyor diye.
Ama çok afedersiniz artık insanları sıkmaya başladılar.Haberler başlar başlamaz, Ersin Düzen Fenerbahçe haberini aktarıyor yüzünde ince bir gülümsemeyle.Beş dakika Fenerbahçe’de ne olup bittiğini öğreniyoruz.Akabindeki beş dakikada diğer takımlar, diğer branşlar anlatılıyor.Bugün Daum’un Antalya Kampı’nı değerlendirmesini izlettiler yirmi dakika.Hem de tek düzgün program olan Spor Servisi’ni yarıda keserek.
Ya da başka bir yerden örnek vereyim: Maç bitiyor,diyoruz ki Yüzde Yüz Futbol’u bir açalım.Ama taraflılığın bu kadarı…Rıdvan Dilmen ya somurtuyor,ya ağzı kulaklarında…Kötü oynayan Fenerbahçe, aldığı 3 puana sevinmeliyken, kötü oynayan Galatasaray,kötü oyununun sebebini sorgulamalı.
Ntv Spor artık bir karar vermek zorunda.Ya gerçekten tarafsız yayın yapıp, bütün kulüplere eşit mesafede duracaklar, ya da çok büyük bir izleyici kitlesini kaybedecekler.Çünkü çevremde haklarında kötü düşünenlerin sayısı her geçen gün çoğalmakta.
Sınav Keşmekeşi
Oca 14th
Ne oluyorsa oluyor, sınav zamanı gelince gereksiz bütün işler aklıma düşüyor.Gecenin bu vakti olmuş,hala doğru dürüst ders çalışamamışken aklıma birşeyler yazmak geldi.İçeride not yığınları beni beklerken, ben burada bu satırları sizlere iletmekle meşgulum.
Peki bu durumda olan sadece ben miyim?Tabiki hayır.Bu saat olmasına rağmen,şu anda sınav çalışıyor olması gereken altı arkadaşım msn’de aktif.Ev arkadaşlarımdan birisi odasında gitar çalıyor,diğeri maç izliyor.Alt kattaki komşumuzdan müzik sesi yükseliyor.Yan komşuda bir kahkaha bir kahkaha, anlatamam.Sınav zamanı öğrenciye yaramıyor…
Yaş 24
Oca 11th
İlginç ve diğer doğumgünlerimden farklı bir doğumgünü geçiriyorum.Her sene final zamanına denk geldiği için hiçbir doğumgünümden keyif alamazken,bu seferkinde inanılmaz bir mutluluk var içimde.
Hiç beklemediğim insanlardan o kadar çok mesaj aldım ki,bu kadar çok sevenim olduğuna şaşırdım doğrusu.Herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum,yalnız olmadığımı bana gösterdikleri için.
Son Yorumlar