Halukweb Yeniden

Yaklaşık 1 yıllık suskunluğun ardından Halukweb yeniden açılıyor. İlk olarak 2000  yılının ağustos ayında faaliyet göstermeye başlayan ve alanında ilk olan site; 15.ooo üyesi, Türkiye’nin 20 ilinde faaliyet gösteren temsilcilikleriyle Haluk Levent’e hayran olan büyük bir kitleye ulaşmaktadır. Yakın zamana kadar Türkiye’nin en büyük fan sitelerinden birisi olan ve uzun süredir tadilatta bulunan Halukweb‘in yeniden açılması, bir çok Haluk Levent dostunu sevindireceğe benziyor.

Halukweb

Kaç Köprü Daha

Kaç Köprü Dahaİstanbul’un trafik sorununu bilmeyen yoktur sanırım. Koca şehirde trafikte harcanan vakit koca insan ömrünün ne kadarına denk gelir bilinmez ama, yapılacak 3. köprü ile bu sorunun hallolamayacağı bir gerçek. Dünyanın bütün büyük şehirlerinde trafik sorununu azaltmak için topluma taşıma araçları yaygınlaştırılırken, Türkiye kendine has sorun çözme yöntemiyle bu durumu aşmaya çalışıyor: Tüp geçit projesi tamamlanmadan altı milyar dolar harcayıp üçüncü köprü yapmak…

Uludağ Üniversitesi 15. Bahar Şenlikleri

Bu yıl 15.si düzenlenen Uludağ Üniversitesi Bahar Şenlikleri yine dolu dolu geçecek. Normalde 4 gün olarak planlanan şenlik,konser verecek sanatçıların katılımlarının artmasıyla şimdiden 5 güne yükselmiş durumda. Şenliklerde yer alacak sanatçıların da büyük çoğunluğu kesinleşti: Teoman, Manga, Kargo, Mirkelam, Athena… Konser komitesi sanatçı sayısının artması için çalışmalarını devam ettirmekte.

Şenlik deyince çoğunluğun aklına konserler gelir. Ancak bu sene Uludağ Üniversitesi Şenlikleri gündüz yapılacak panellerle de ismini çok duyuracak. Peker Açıkalın, Selda Alkor, Papatyam Dizi Ekibi, Uğur Meleke, Güven Erkin Erkal,Hamdi Alkan, gibi alanında tanınan onlarca isim, gündüz panellerinde öğrencilerle buluşacak.

Sıradan

Mehmet Demirkol, kendisine saygı duyduğum ve kendisini takip ettiğim bir spor yazarıydı. Ancak Galatasaray’ın lider olduğu hafta yaptığı garip tespitler yüzünden kendisini, üyesi olduğu twitter’da eleştirince, hiç beklemediğim bir şekilde engellendim. O zaman anladım ki egosu şişik, eleştiriye kapalı bir insan.

Dün bazı internet sitelerinde Mehmet Demirkol’un twitter’daki hesabından, kendisini takip eden bir kişiye yaptığı hakaretleri okuyunca anladım ki gerçekten kaliteli bir insan değilmiş. Yıllar önce o farklı duruşuyla tanıdığımız Mehmet Demirkol’dan çok uzak artık o. Popüler kültürün havasını sonuna kadar içine çekmiş sıradan bir insan…

Bozuk Plak

Mehmet Tezkan  son yayınlanan yazısında liberallere veriştirmiş. Kendisi diyor ki Türkiye’de ki liberal demokratlar iğnesi bozulmuş plak gibi sürekli aynı şeyleri söylüyorlar. Liberallerin derdini bilemem ama Türkiye tarihinde de o iğnenin bir türlü düzeldiğini söyleyemeyiz. Sorun biraz sistemden kaynaklanıyor.Sistemimiz bozuk, bu yüzden liberallerimiz de…

*********       *********

Devlet Bahçeli’nin yaptığı, çocuklara af önerisinin içeriği tartışılabilir ancak çok cesurca olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Düşünün ki siz bu ülkenin en ileri uç partilerinden birisinin liderisiniz ve böyle bir öneriyi gündeme getiriyorsunuz. Tabanınızı karşınıza almanıza dahi sebebiyet verebilecek bir çıkış.

Bugün Bu Blog Selin’in

Cristina Rodrigez Blasco

Bugün 23 Nisan Çocuk Bayramı… Ben de blogumu günün anlam  ve önemine istinaden Selin kardeşime devrettim. Selin, kendi yaptığı çalışmasını sizlerin beğenisine sunuyor.

Not: “23 Nisan’da Bu Blog Benim” kampanyasının mimarları olan UNICEF’e,  Tohum Otizm Vakfı’na ve Mimar Sinan Okulları’na teşekkürü bir borç bilirim.

Kuruş Hesabı

Cep telefonu şebekeleri tarifelerini kontörden kuruşa aktardıklarında ortaya bazı sorunlar çıktığını çeşitli haber kaynaklarından takip etmişsinizdir. Ben de  kendi operatörüm ve bağlı bulunduğum tarifedeki gizli zamları kısaca anlatmak istiyorum.

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Kontörden kuruşa geçileceği gün olan 31 Mart 2010 akşamı hattımda 52 kontörüm vardı. Sabah kalkıp baktığımda ise 52 kontör 10 lira 40 kuruş olarak çevrilmişti. Yani kontörün birim fiyatı 20 kuruş olarak belirlenmiş.

Genç Avea

Tabloda gördüğümüz gibi 20 Türk Lirası değerinde konuşma yüklediğinizde tüm avea abonelerine arama yapmanın 5 dakikası 50 kuruş olarak belirlenmiş. Ancak, kuruş hesabına geçmeden bu aramaların 5 dakikası 2 kontördü. Yani bir gecede yapılan zam miktarı %25…

Yine aynı tarifede 30 Türk Lirası değerinde konuşma yüklediğinizde tüm avea abonelerine arama yapmanın 10 dakikası 50 kuruş olarak belirlenmiş. Kuruş hesabına geçmeden, aramaların 10 dakikasının 2 kontör olduğunu düşünürsek; yine %25’lik bir zam ile karşılaştığımızı görürüz.

Son olarak kısa mesaj gönderilerini inceleyelim. Kontörlü hatlarımızdan attığımız her mesaj 1 kontör olarak ücretlendirilirken, kuruş hesabında bu miktar 30 kuruş olarak belirlenmiş. Yani zam miktarı %50!

Şeffaflık adına kontörden kuruş hesabına geçtiğini halka anlatmaya çalışan operatörlerin bir gecede yaptıkları zamlar ortada. Bu zamlar karşısında kimlerin ne kadar sesini çıkaracağını bekleyip göreceğiz.

Bir İnsan Olarak Haluk Levent

Henüz 16 yaşındayken ve bir kıza deliler gibi aşıkken bazı şarkıcıların söylediği şarkılar tamamen sizi anlatıyormuş gibi bir hisse kapılırsınız … İşte Haluk Levent de beni anlatan bir roman yazarıydı benim için… Ne yapıp yapmalı, ulaşmalıydım gözümde dağlar kadar büyük ve uzak insana.

Ve sonunda bir gün başardım: Kurduğumuz web sitesi bize aracılık etmiş ve bizi yakınlaştırmıştı. Sanatçıları kaprisli biliriz. Ama bu adamda yoktu işte böyle kendini beğenmiş sanatçı tripleri. Güzel ve eğlenceli zamanlar geçirdik hep beraber. Sayesinde bir çok insanla tanıştık. Hiç bilmediğimiz şehirlerde onlarca arkadaş edindik.

*********      *********

Son zamanlarda basında hep kötü haberlerle duyuyoruz Haluk Levent’in ismini. Kimisi bozuldu diyor, kimisi dolandırıcı… Ben Haluk Levent’i tanıyorum: 16 yaşındayken, ailemin bile henüz beni birey olarak görmediği bir sırada karşıma çıkıp, bana gösterebileceği bütün saygıyı gösterdiğinde; ben kendime güvenemezken o bana güvendiğinde, bir şeyler yapmak istediğimizi görüp bir ağabey şefkatiyle sürekli yanımızda olduğunda yeterince tanıdım kendisini. Şimdi neden böyle oldu diye sormayın. Belki başarısız ticari girişimler, belki de akıllıca değerlendirilmeyen yatırımlar… Sebep ne olursa olsun, o kimliğini kaybetmeden 20 yıldır verdiği mücadeleyi sürdürmeye devam ediyor. Bize düşen onu yargılamadan bir süre kendisine bırakmak ve toparlanmasını beklemek. Benim tanıdığım Haluk Levent bu zor günlerden de alnının akıyla çıkmayı başaracaktır.

Uludağ Üniversitesi Kariyer Günleri 2010

Uludağ Üniversitesi Kariyer GünleriBu yıl 5.si düzenlenecek olan Uludağ Üniversitesi Kariyer Günleri’nde yine birbirinden önemli firmalar boy gösterecek. Her sene üniversite öğrencilerinin büyük rağbet gösterdiği konferanslar, öğrencilerin kariyer hedeflemelerine önemli ölçüde destek sağlıyor.

Bu seneki etkinliklere katılan firmalar büyük ölçüde belli olmuş durumda. Etkinliklere katılan firmalar şöyle:

26 Nisan 2010 Garanti Bankası
26 Nisan 2010 Coşkunöz
28 Nisan 2010 Ekol Lojistik
28 Nisan 2010 “SANATTA KARİYER” HALDUN DORMEN SÖYLEŞİSİ
29 Nisan 2010 Acıbadem
29 Nisan 2010 TTNET & PDA Danışmanlık
30 Nisan 2010 Merkez Bankası
3 Mayıs 2010 Özdilek
3 Mayıs 2010 Coşkunöz (2.Oturum)
3 Mayıs 2010 Oriflame
4 Mayıs 2010 Turkcell PAF
4 Mayıs 2010 Borusan Lojistik
5 Mayıs 2010 Tab Gıda ( Burger )
5 Mayıs 2010 Akkök Holding
6 Mayıs 2010 Ziraat Bankası
6 Mayıs 2010 “SIRADIŞI KARİYER” SİMİT SARAYLARI
6 Mayıs 2010 Şeker Bank
6 Mayıs 2010 Seger

Ve Taksim İşçilerin

1 Mayıs’ın 33 yıl sonra Taksim’de kutlanmasına yönelik yürütülen çalışmaların sonucunda sendikalar ve İstanbul Valiliği mutabakata vardı. Bildiğimiz gibi daha önce de bir çok tartışma yaşanmış ve 1 Mayıs’ta taksimde, anma törenlerinin haricinde herhangi bir etkinlik yapılmasına izin verilmemişti. Şimdi asıl merak ettiğim nokta;  Neoliberal Politikaların etkisiyle yok olma noktasına gelen işçi sınıfının ne kadar gücünün kaldığı… Görmek için biraz daha beklememiz gerekiyor.

************      ************

Ahmet Türk bu ülkedeki en sevilen siyasetçi olmayabilir. Ancak bir siyasetçinin bu şekilde şiddet görmesi, polisin bu saldırı karşısında, bu kadar çaresiz kalması anlaşılabilir bir şey değil.  Aslında sorulacak soru basit: Böyle bir olay Tayyip Erdoğan’ın başına gelebilir miydi? Herhangi bir insan başbakana elli metreden fazla yaklaşamıyorken, bir siyasetçinin bu kadar kolay dövülmesi bir ihmalkarlıktır. Başta da söylemeye çalıştığım gibi, görüşlerini beğenmiyor olabiliriz. Ancak hiç kimse  şiddeti hak etmez. Hele ki Ahmet Türk, partisinin en ılımlı isimlerinden biriyse…