Bir aya yakın bir süredir yazma girişiminde bulunmadım. Hayatımın en kötü dönemlerinden birisini yaşarken yazmak çok da saçma geliyordu açıkçası.

*       *       *

4 senedir okuduğum okula şöyle bir dönüp bakınca bana insan anlamında pek bir şey katmadığını görüyorum. Her tarafımda çıkarlarına dokununca çocuk gibi kenara çekilen arkadaşlar vardı üniversitede. İnsan üniversiteye başladığında olgun insanlar bekliyor karşısında: Güldüğünde gülecek, ciddileştiğinde ciddileşecek insanlar… Ama göremedim maalesef! En olgunu bile aradaki dengeyi sağlamada sıkıntı yaşıyor.

İnsanlarda inanılmaz yüksek bir ego var. Kendilerini eleştirmenize izin vermiyorlar. Ama size karşı her türlü eleştiriyi dile getirebileceklerini düşünüyorlar. Bunun şöyle bir sebebi olabileceğini düşünüyorum: Üniversite kazanıldığında insanlarda sınıf atladıklarına dair bir his uyanıyor. Yani ne oldum delisi oluyorlar.

Bir de dedikodu konusu var. Ne kadar sizden nefret etse de yüzünüze gülen insanlar var. Yüzünüze gülüp arkanızdan kuyu kazıyorlar ve o kazdıkları kuyuya sizi atabileceklerini düşünüyorlar.

Üniversiteye gelecek arkadaşlarıma şunu söylemek istiyorum. Sevgiliniz dahil, kimseye tam anlamıyla güvenmeyin. Buradan mezun olurken sadece kendiniz olmanız sizin için yeterli olsun.

*       *       *

Feridun Düzağaç’ın yeni albümünü dinleme fırsatınız olmadıysa kendinize hemen bir fırsat yaratın ve şarkıları dinleyin. Özellikle önerdiğim şarkılar:

Rüya
Bir Varmış Bir Yokmuş
Sensiz