2005 Yılında Siirt’te çıkan olaylarda ateş açarak,bir kişinin ölümüne sebep olan uzman çavuş hakkındaki beraat kararı onandı.Üstelik bütün deliller uzman çavuşun suçlu olduğunu gösterirken,beraat kararı bölgesel farklılıklara dayandırıldı.Kısacası orada ölen kişi “Türk Vatandaşı”sayılmadı.Türk vatandaşı sayılmadı diyorum,çünkü anayasanın 10.maddesi bizlere açıkça:”Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”diyor.Bir kişinin farklı bir bölgede hayatını devam ettirmesi,onun “yaşama hakkı”nı engelleyebilir mi?

Kürt Sorunu’nu çözmeye çalışıyoruz.Çözerken de gerekirse Anayasamızda değişiklik yapmayı göze alabiliyoruz.Ancak Anayasayı değiştirmeden önce,mevcut Anayasa’yı uygularsak;içimizdeki gizli ayrımcılığı bırakırsak,sorun kendiliğinden çözülmeye,biraz da,olsa başlayacaktır.İşte o zaman,biz elimizden geleni yapıyoruz diyebileceğiz.