Son’a Doğru
Odaya giriyorum. İki tane doktor, üzüntülü görünmeye çalışarak bana bakıyorlar. Onların bu tip hastalıkları, artık ne kadar doğal kabul ettiklerini düşünerek karşılarına geçiyorum. Bana tedavi sürecini anlatmaya başlıyorlar. Öncelikle profesyonel destek almam gerektiğini, bunun tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu anlatıyorlar. Anlattıklarına konsantre olmaya çalışsam da nafile… Dayım geliyor aklıma bir parça kalmış bedeniyle. Bir hastalığın bir insanı nasıl bu hale getirdiğini anlayamayarak; biraz da bu durumdan korkarak yeniden doktorlara dönüyorum. Bana iyileşen hastaların fotoğraflarını gösteriyorlar. Yaşamlarının ne kadar yolunda olduğunu… Benim de savaşmam gerektiğini…
Anlatılanları daha fazla dinleyemeden çıkıyorum hastaneden yapılan itirazlara aldırış etmeden. Yapmak isteyip de yapamadığım o kadar çok şey var ki, hangisinden başlasam diye düşünerek eve yürüyorum.