Posts tagged Başbakan

Ölümlere Sevinmek Normal Olmaya Başladı

Akşamın bu vaktinde aslında çok da moralim bozularak yazıyorum bu yazıyı. Bildiğiniz gibi dün 35 tane vatandaş bizzat Türkiye topraklarında türk savaş uçaklarının bombalarıyla öldürüldüler. Hani Suriye’de böyle önemli olaylar olunca Türk televizyonları ön sıralardan veriyorlar ya haberleri, dün televizyon kanalları çok önemli bir olay değilmişçesine ya uzun süre yayınlamadılar ya da biraz değinmekle yetindiler bu olaya. Ayrıntılı değinenler de hükümetin bizzat başı tarafından yine topa tutuldu. Yani kısacası yine görmezden gelindi. Açık söylemek gerekirse, belki de sosyal medya olmasa olayları bizim gözümüzde olabildiğince küçültmeye çalışacaklardı.

Olayı duyduğum ilk andan itibaren aslında yazılacakları az çok tahmin ediyordum. Önce pkk lı diyeceklerdi sonra olmazsa doğrusunu söyleyeceklerdi. Doğrusunu söyleyince her zaman söylenen şeyler hiç değişmiyor bu toplumda: “Zaten ölenler de kaçakçıymış, su testisi su yolunda kırılır.” Ölümleri insan boyutundan başka boyutlara çekmek de yine bizim toplumuza has bir olay olsa gerek. Dünyanın en kutsal, en mübarek toplumuna sahip olduğumuzu ileri sürüp mahallelerde “trencilik oynayan” bu figürler, iş ölüme geldiğinde ağızlarından salya saçarak ortalıkta ağızlarına ne gelirse söylemeye başlıyorlar. İşin ilginç bir yanı da bu figürlerin sadece toplumun cahil, geri kalmış, eğitilmemiş kesiminden değil, okumuş sosyal medyayı takip eden, yani yüzünü teknolojiye dönmüş 21. yüzyıl insanlarından olmaları.

Yaklaşık dört yıldır uludagsozluk.com da yazarlık yazıyorum. Hani sadece fikirlerimi söylemek adına üniversitedeki bir arkadaşım aracılığıyla üye olduğum, daha sonra da yazmaya devam ettiğim bir internet sitesi. Türkiye’de oldukça tanınan bu sitede dünkü olayla ilgili okuduklarım, insanların bu olaya bakış açıları gerçekten çok zoruma gitti. Ben bu siteden bir kaç yazarın yazdıkları yazıları sizlerle  paylaşacağım:

 

Başlık: uludere de hayatını kaybeden katırlar

şırnağın uludere ilçesinde türk silahlı kuvvetlerinin bombalarını hedef olan suçsuz günahsız hayvanlardır.

(bkz: kurunun yanında yaşın da yanması)

(ishakmete, 29.12.2011 19:37 ~ 19:47

Bu yazıyı yazan arkadaşımız anladığın gibi ölen katırları yad etmeyi tercih etmiş.
spoiler
kaçakçılık yapan köylülere..
.–spoiler
sanki çok normal bir şey yapıyormuşlar da
(la fondoten, 29.12.2011 11:04 ~ 30.12.2011 13:02)
 Bu arkadaşa cevap hemen bir başka yazar tarafından verilmiş.

kaçakçılık suçunun cezasının ölüm olduğunu düşünenlerce doğal bulunan ancak kalbinde azıcık insanlık ve adalet bulunanlarca iç acısıyla karşılanan durumdur. tek kelime ile vahşettir. bu insanların katilleri derhal bulunup cezalandırılmalı ve kamu vicdanı rahatlatılmalıdır. böyle bir olayın ihmal ya da yanlışlıkla oldu gibi ahmak bir gerekçeyle geçiştirilmesi durumunda devlete olan inanç kökten sarsılacaktır.

 (asitbazdengesi, 29.12.2011 11:08 ~ 18:14

bir başka arkadaşın yorumu da aşağıdaki gibi:

 

çok iyi yapılmıştır.

bu köpekleri ancak bu şekilde yıldırabiliriz zaten. aynen devam, hepsi telef olana kadar devam.

 (leadman, 29.12.2011 11:58)
Daha fazla uzatmaya gerek yok sanırım. Ölen otuz beş insandan bahsedilirken, üstelik bu insanların oradan geçişinden türk ordusunun başka bir kolunun haberi olduğu söyleniliyorsa ve buna rağmen insanların ölümüne seviniliyorsa sözün bittiği yerdeyiz demektir artık.

Bir Garip Bakış Açısı

İnsanlara dedim ki ama gencecik çocuklar ölüyor bitsin bu savaş. Bunun karşılığında dediler ki: Bir gün olur da bir yakınının, ya asker olarak ya da sivilde başına birşey gelirse o zaman görürüm ben seni. Ne diyeyim ki ben size. Zaten bir gün canlarımdan birine zarar gelmesin diye bitsin istiyorum bu savaş. Başkalarının canı yanmasın diye bitsin istiyorum bu savaş.

*********

İş milli duygulara gelince Türkiye gerçekten bütün olabilen bir ülke. Yani birbirlerine Chp’li ya da Akp’li veya alevi ya da sünni olduğu için diş bileyen iki insanı ortak bir paydada birleştirmenin kolay bir yolu var; o da ülke bölünüyor duygusunu hissettirmek ya da en azından milli hisleri okşayacak birşeyler ortaya atmak. Bunu başardığınız anda hayatın hiçbir noktasında biraraya gelmeyecek bu iki insan aynı meydanda slogan atacaktır emin olunuz. Mesela yarın sayın başbakan Fransa’ya karşı alınacak tavırları açıklayacak. Biliyorsunuz “Ermeni Kıyımı” nın reddini suç sayan bir yasa tasarısı hazırlıyor Fransızlar. Bu kararların Türkiye’nin her tarafından ortak bir tepkiyle destekleneceğine inanıyorum. Bu bütünleşmelerin faydalı  olup olmadığı konusunu senelerdir örnekleriyle gördüğümüz için pek yorum yapmaya gerek yok.

Baykal’ın Ardından

Bundan üç sene öncesine dönüp şöyle bir bakıyorum da Kemal Kılıçdaroğlu’nun medyada ne adı vardı ne de sanı. Evet bizim kendisinden haberimiz vardı: Bilgili, kültürlü, eski bir bürokrat olduğundan hepimiz haberdardık ama kimsenin aklına gelmezdi onun gün gelip de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı koltuğuna oturacağı.

Kaset skandalının patladığı gece görüntüleri ilk izleyenlerden birisi olarak sabahı nasıl ettiğimi hatırlamıyorum. Yanlış anlaşılmasın lütfen! Deniz Baykal ne siyasetçi kimliğiyle ne de ideolojisiyle zerre kadar sevdiğim bir insandır. Ancak Türkiye’nin Ana Muhalefet Partisi lideri olduğu için ortaya çıkacak hasarın büyüklüğü beni çok korkutuyordu.

Hiç de korktuğum kadar olmadı. Evet bu olayların ardından her düzgün siyasetçinin yapması gerektiği şeyi yaptı Baykal istifa ederek. Ancak onun istifası, belki de alternatifi olmayan bir parti olan AKP’yi koltuğundan edecek kadar büyük bir hareketi oluşturacak bir ismi siyaset dünyasında ön plana çıkardı.

Umuyorum Chp yeni dönemde sadece soldaki bütünleşmeyi değil, daha geniş bir tabana hitap eden çok sesli bir parti haline dönüşmeyi başarır.

**********       **********

Recep Tayyip Erdoğan da  Chp Genel Kurulu’nun yapıldığı saatlerde Tobb Genel Kurulu’nda patronlara sesleniyordu: “Bazıları çıkıyor ‘yoksulluğa son vereceğiz’ diyor. Arkadaşım biz göreve geldiğimizde Türkiye’de 17 milyon yoksul vardı, şimdi bu rakam geldi, geldi artık 13′ün altına düştü. ”

Bilmiyorum sayın başbakanın anlattıklarına siz ne kadar inandınız. Çünkü  İşsizlik oranları 2002 yılında 10.3 iken 2009 yılı nisan ayında 14.9′ a yükselmiş durumda. Nüfus artış hızını da göz önüne alırsak yoksulluğun azaldığını söyleyebilir miyiz? Kendilerinin anlattıklarına göre ülke daha da zenginleşmiş! Ancak bunun ne kadar adaletli bir şekilde gerçekleştiğini sizin takdirinize bırakıyorum.

**********       **********

Bugün yayınlanan Kanal D Ana Haber Bülteni’nde birşey dikkatimi çektimi. Sizinle de paylaşmak istiyorum: Chp Genel Kurulu’nda konuşan Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından bazı kısımları verirken özellikle alkış seslerinin hiç birisi verilmedi. Ancak Tobb Genel Kurulu’nda konuşan başbakanın her lafının sonuna bir alkış sesi eklenmiş. Bunlar belki küçük ayrıntılarmış gibi görünebilir. Ancak gizliden gizliye insanların bilinçaltları, bu şekilde işleniyor.

Mucizenin Belgeseli

Mucizenin Belgeseliİki gün önce Kanal D Ana Haber Bülteni’nde yer alan bir haber izleyenlerin tüylerini diken diken etti.

İstanbul’da yaşayan Bekir Tunçlu ve ailesi, asgari ücretle hayatını  idame ettirmeye çalışan bir işçi ailesi. Bekir Tunçlu’nun aldığı ücret 580 liranın biraz üzerinde. Ancak kirada oturan Tunçlu ailesi 450 lira kira veriyor.Faturalarla birlikte bu rakam 650 lirayı buluyor. Yiyecek bulmak içinse pazarları çalışmak zorunda kalıyor Bekir Tunçlu. Köyden ailesinin gönderdiği bakliyatlar da geçinmelerine yardımcı oluyor.

***********                ************

Sayın Başbakan sürekli olarak kendi dönemlerinde asgari ücretin alım gücünün yükseldiğini söylüyor. Asıl mesele asgari ücretin alım gücünün yükselmesinde değil, gelir dağılımında adaletin sağlanmasındadır. Bu sosyal devlet olduğu anayasasında belirtilen bir ülkenin öncelikleri arasındadır ve bir an önce bu konuya el atılmalıdır.

Bir Maç Günü

27 Kasım 2009 tarihli Bursaspor-Galatasaray futbol müsabakasını,Galatasaray tribününe bilet bulamadığım için,Bursaspor tribününde izlemek zorunda kaldım.Buraya kadar herşey normal.Ancak maç başlamadan yarım saat önce başlayan tezahüratlar ve sloganlar beni bir kez daha Bursaspor taraftarından soğuttu.

Şöyleki daha maç başlamadan kenardaki Galatasaray tribününe olmadık hakaretleri yaptılar.Her türlü küfürü ettiler.Bununla da yetinmediler,maç boyunca sıklıkla tekbir sesleri getirerek futbolun amacını aştılar.Bana en ilginç gelen şeylerden birisi de bayan seyircilerin de sıklıkla kötü tezahürata ve tekbir seslerine eşlik etmesiydi.Bayanların futbolu güzelleştirmesi gerekirken,çirkinliklerin içinde boğulup gittiler.

***********

Domuz gribi aşısı için her kafadan bir ses çıkıyor.Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın,kameralar karşısında aşı olmasından sonra;Başbakan Erdoğan’ın aşı olmayı düşünmediğini(!) açıklaması kafalarda soru işaretlerine neden oldu.Doktorlar bu aşının yapılmasını önerselerde aklımızdan çıkarmamız gereken şeyler var:Mesela  bunlardan ilki,bu aşının  Dünya tarafından tam kabul görmemiş olması…Uygulayan ülkelerin yanında,bu aşıyı reddeden bir çok ülke var.İkincisi ise aşının yan etkilerinin çok ağır olması.Yine de karar sizin.

Başbakanın Göremedikleri

Başbakanların asli görevleri,toplumun başlıca sorunlarını çözmeye çalışmaktır.Ancak bizim ülkemizin başbakanı bunu yapmadığı gibi,kendisinden beklentisi olan halkını azarlama konusunda,her geçen gün üstüne bir şeyler katıyor.

Dün Dokuz Eylül Üniversite’sinin açılış törenine katılan Erdoğan,yine tartışılması gereken cümleler sarfetti.Başbakanın söylediğine  göre,üniversite bitiren herkes iş bulacak diye bir şey yok.Hemen ardından söylediği sözler ise çok daha ilginç:Kriz var.Kimse işsiziz diye bağırmasın.

Bu sözleri söyleyen kişi Türkiye Cumhuriyeti’nin başbakanı.Bu kişi bu ülkeden aylık 10.000 tl civarında bir maaş alıyor.Çok şükür bütün giderleri devlet bütçesinden ve örtülü ödenekten karşılanıyor.İnsanlar evine ekmek götürmek için iş ararken,kendisi devletten bunların üstüne bir de emekli maaşı alıyor.Bütün bunlara sahip bir insanın empati yapması ne kadar olağan olabilir ki.

Bundan bir sene öncesinde “kriz bizi teğet geçti” diyen bir insanın,bu ülkede kriz var demesi ise işin bir diğer garip tarafı.Başbakanın insanları eleştirmeden önce ,aynaya bakıp,kendine ve söylediklerine çekidüzen vermesi gerekiyor.