Etiket arşivi: CHP

Bir Garip Bakış Açısı

İnsanlara dedim ki ama gencecik çocuklar ölüyor bitsin bu savaş. Bunun karşılığında dediler ki: Bir gün olur da bir yakınının, ya asker olarak ya da sivilde başına birşey gelirse o zaman görürüm ben seni. Ne diyeyim ki ben size. Zaten bir gün canlarımdan birine zarar gelmesin diye bitsin istiyorum bu savaş. Başkalarının canı yanmasın diye bitsin istiyorum bu savaş.

*********

İş milli duygulara gelince Türkiye gerçekten bütün olabilen bir ülke. Yani birbirlerine Chp’li ya da Akp’li veya alevi ya da sünni olduğu için diş bileyen iki insanı ortak bir paydada birleştirmenin kolay bir yolu var; o da ülke bölünüyor duygusunu hissettirmek ya da en azından milli hisleri okşayacak birşeyler ortaya atmak. Bunu başardığınız anda hayatın hiçbir noktasında biraraya gelmeyecek bu iki insan aynı meydanda slogan atacaktır emin olunuz. Mesela yarın sayın başbakan Fransa’ya karşı alınacak tavırları açıklayacak. Biliyorsunuz “Ermeni Kıyımı” nın reddini suç sayan bir yasa tasarısı hazırlıyor Fransızlar. Bu kararların Türkiye’nin her tarafından ortak bir tepkiyle destekleneceğine inanıyorum. Bu bütünleşmelerin faydalı  olup olmadığı konusunu senelerdir örnekleriyle gördüğümüz için pek yorum yapmaya gerek yok.

Baykal’ın Ardından

Bundan üç sene öncesine dönüp şöyle bir bakıyorum da Kemal Kılıçdaroğlu’nun medyada ne adı vardı ne de sanı. Evet bizim kendisinden haberimiz vardı: Bilgili, kültürlü, eski bir bürokrat olduğundan hepimiz haberdardık ama kimsenin aklına gelmezdi onun gün gelip de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı koltuğuna oturacağı.

Kaset skandalının patladığı gece görüntüleri ilk izleyenlerden birisi olarak sabahı nasıl ettiğimi hatırlamıyorum. Yanlış anlaşılmasın lütfen! Deniz Baykal ne siyasetçi kimliğiyle ne de ideolojisiyle zerre kadar sevdiğim bir insandır. Ancak Türkiye’nin Ana Muhalefet Partisi lideri olduğu için ortaya çıkacak hasarın büyüklüğü beni çok korkutuyordu.

Hiç de korktuğum kadar olmadı. Evet bu olayların ardından her düzgün siyasetçinin yapması gerektiği şeyi yaptı Baykal istifa ederek. Ancak onun istifası, belki de alternatifi olmayan bir parti olan AKP’yi koltuğundan edecek kadar büyük bir hareketi oluşturacak bir ismi siyaset dünyasında ön plana çıkardı.

Umuyorum Chp yeni dönemde sadece soldaki bütünleşmeyi değil, daha geniş bir tabana hitap eden çok sesli bir parti haline dönüşmeyi başarır.

**********       **********

Recep Tayyip Erdoğan da  Chp Genel Kurulu’nun yapıldığı saatlerde Tobb Genel Kurulu’nda patronlara sesleniyordu: “Bazıları çıkıyor ‘yoksulluğa son vereceğiz’ diyor. Arkadaşım biz göreve geldiğimizde Türkiye’de 17 milyon yoksul vardı, şimdi bu rakam geldi, geldi artık 13’ün altına düştü. ”

Bilmiyorum sayın başbakanın anlattıklarına siz ne kadar inandınız. Çünkü  İşsizlik oranları 2002 yılında 10.3 iken 2009 yılı nisan ayında 14.9′ a yükselmiş durumda. Nüfus artış hızını da göz önüne alırsak yoksulluğun azaldığını söyleyebilir miyiz? Kendilerinin anlattıklarına göre ülke daha da zenginleşmiş! Ancak bunun ne kadar adaletli bir şekilde gerçekleştiğini sizin takdirinize bırakıyorum.

**********       **********

Bugün yayınlanan Kanal D Ana Haber Bülteni’nde birşey dikkatimi çektimi. Sizinle de paylaşmak istiyorum: Chp Genel Kurulu’nda konuşan Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından bazı kısımları verirken özellikle alkış seslerinin hiç birisi verilmedi. Ancak Tobb Genel Kurulu’nda konuşan başbakanın her lafının sonuna bir alkış sesi eklenmiş. Bunlar belki küçük ayrıntılarmış gibi görünebilir. Ancak gizliden gizliye insanların bilinçaltları, bu şekilde işleniyor.

Tartışılan Lider

Başbakan yine oldukça ilginç bir çıkışta bulundu. Anayasa değişikliği için “Churchill, Hitler’e karşı karada, havada denizde mücadele edeceğiz demişti. Biz de bu anayasa değişikliğine karşı Meclis’te, Anayasa Mahkemesi’nde, Rerefandum’da mücadele edeceğiz.” şeklinde demeç veren Baykal’a cevap olarak: “Sayın Baykal Eğer illa Hitler’e benzetecek bir siyasi figür arıyorsa kendi genel merkezlerindeki eski genel başkan fotoğraflarına baksınlar. Orada Führer’e özenip kendisine Milli Şef dedirtmiş genel başkanlarının Hitlervari bıyıklarının altından kendilerine gülümsediğini görecekler.” şeklinde yanıt veriyor.

***********       ***********

İsmet İnönü’nün kendisine “Milli Şef” denilmesinden ne kadar memnun olduğunu bilemem. Ancak “Milli Şef” sıfatı, 26 Aralık 1938’de toplanan Chp Olağanüstü Kurultayı’nda kendisine verildi. Aynı kurultay Atatürk’ü de “Ebedi Milli Şef” ilan etti.

İsmet İnönü’nün ne kadar büyük ve ne kadar iyi bir lider olduğu tartışılır. Hatta eleştirilecek çok sayıda politikası vardır: Varlık Vergisi, Bazı antidemokratik uygulamalar vs… Ancak ülkeyi II. Dünya Harbi gibi büyük bir kıyıma göndermemesi bile, başlı başına saygı duyulacak bir konudur.

Bir de unutmadan birisi Sayın Erdoğan’a bugün oturduğu koltukta İsmet İnönü sayesinde olduğunu unutmamalıdır.

Sınavlar Geldi

Mecliste tartışmalar sürerken ben de gündeme yabancı kalmamaya çalışıyorum.Chp hala bir antitez üretebilmiş gibi görünmüyor.Mhp’nin elinde milliyetçilik,türkçülük tezi var.Kendilerine göre haklılar veya değiller.Ancak Chp hala neye karşı olduğunu anlatabilmiş değil.O kadar çaresiz görünüyorlar ki,geçmişte yaşanan acılarla övünüyorlar.

*********

Bin bir hevesle gidip bir şişme yatak aldım.Ama  hiç memnun değilim.Şişirmesi bir dert,yatması ayrı bir dert.İhtiyacınız yoksa eğer,benim gibi boş heveslerin peşinden koşmayın derim.

*********

Son senenin ilk sınav dönemi kapıda.Yine uzun ve uykusuz geceler bizleri bekliyor.Belki okul bitince sınavları bile özleriz.Kim bilir…

Eğitim Şart

Dün mecliste Türkiye tarihinin tabularını yıkan bir görüşme yapıldı.Aylardır konuşulan açılım paketi meclis gündemine ilk kez girdi.Bu durum meclis açısından tarihi bir gün olduğu kadar,utanç duyulacak bir gün olarak da tarihe geçti.Kavgalar küfürler havada uçuştu.

***********

Ancak ben olayın açılım tarafına değil başka bir yönüne değineceğim.Halkı temsil etmek adına meclise giren bu insanlara artık bir sınır konulmalı.Milletvekili olmak için belli kriterlere sahip olunmalı.Yoksa,bu lordlar meclisiyle bu iş yürümeyecek.Düşünsenize meclis de bilgisiyle,kültürüyle milletvekili olan kaç tane milletvekili var?Bu milletvekillerinin çoğu parasıyla o sıralarda oturuyor.Bu kriterler genişletilirse,en azından dünkü gibi görüntüleri görmek zorlaşacaktır.

***********

Bu tez işi olmayacak sanırım.Yavaş yavaş ümidi kesmeye başladım.Açıkçası bu dönem ki dersler de beni bir hayli korkutuyor.Çalışmaktan derslere gidemedim.İşim olmadığı zaman da hep bir bahanem oldu.Okul uzasın istemiyorum.

Sorumluluk Almak Gerek

Hükümetin kürt açılımı çerçevesi içinde,Chp ile görüşme isteğini her tekrarlandığında Chp’den olumsuz yanıtlar alıyor.Chp’nin olumsuz yaklaşımına gösterdiği sebeplerden bazıları Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı seçimlerinde,Akp’nin tek başına hareket etme isteği.

Chp’nin gösterdiği sebepler anlaşılabilir olmakla birlikte sorumluluktan uzak yaklaşımlar.Evet Akp her seferinde tek başına hareket etmiş olabilir.Ancak eski hesapları ortaya çıkarmak için doğru bir zaman değil.Özellikle son zamanlarda yaşanan şehit cenazeleri,vatandaşların bu konudaki sabrını  zorlayacak düzeye gelmek üzere.Eğer acele edilmezse gencecik çocuklar hayatlarını kaybetmeye devam edecek ve halkların arasındaki uçurum derinleşecek.Şu anda Chp’nin bu işten kaçmaması, hatta sorumluluğu alıp Sosyal Demokrat kimliğini göstermesi gereken zaman.

*************

Sel’in üzerinden günler geçtikten sonra çekilen sular,bir çok ilişkiyi de gün yüzüne çıkarmaya başladı.En son iddia ise on üç kişinin hayatını kaybettiği tır garajının ortakları arasında,Başbakan Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen,Cihan Kamer’in de bulunması.Her gün onlarca iddia  yayınlayan Vakit Gazetesi’nin bunlara da değinmesi ise en büyük dileğimiz.

Yargılanmam,İntihar Ederim

CHP’nin gündeme getirdiği 12 Eylül cuntacıları yargılansın önerisinin ardından gözlerin çevrildiği isim Kenan Evren oldu.Kenan Evren yaptığı açıklamada “Benim yargılanmam gerekip gerekmediğini halka sorun,Evren Paşa(!) yargılansın mı deyin,eğer referandum sonucunda yargılansın kararı çıkarsa intihar ederim.”dedi.

Yaptığı darbenin haklı olduğunu savunuyor Kenan Evren.Diyor k:Hergün15-20 adam öldürülüyordu soldan ve sağdan. Biz ne yapacaktık?
Evet insanlar öldürülüyorlardı.Peki darbe yapıldıktan sonra idam edilen,işkence gören,işkencelerde kaybolan o kadar insanı düşünüp,hiç mi içiniz acımıyor ?

İçinin acıyacağını pek sanmıyorum.O değil miydi,yine olsa yine yaparım diyen.O değil miydi biz işkence yapmadık diyen.Evet bizzat Kenan Evren’in kendisiydi.

Bunca yazdıklarımızdan sonra kendisine şunları sormak gerekiyor sormak gerekiyor:Yargı kararı yargılanmanıza hükmediyorsa ne hakla referandum talep ediyorsunuz?Kendinizi toplumun diğer bireylerinden,her üç ayda bir mahkemelerden mahkemelere  koşan insanlardan nasıl oluyorda farklı görüyorsunuz?Eğer bu ülkede bir yargı sisteminden söz edeceksek öncelik sizin yargılanmanızla olacaktır.

***********

Bu yargılamanın,artık mümkün olmadığına dair söylemler televizyon kanallarında yer almaya başladı.Hafızasını çabuk kaybeden bir millet olduğumuzdan ben küçük bir hatırlatma yapmak istiyorum.
12 Eylül cunta hareketiyle beraber:

  • 650 bin kişi gözaltına alındı.
  • 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
  • Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
  • 7 bin kişi için idam cezası istendi.
  • 517 kişiye idam cezası verildi.
  • Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (18 sol görüşlü, 8 sağ görüşlü, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı).
  • İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.
  • 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
  • 98 bin 404 kişi “örgüt üyesi olmak” suçundan yargılandı.
  • 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
  • Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
  • 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
  • 14 kişi açlık grevinde öldü.
  • 16 kişi “kaçarken” vuruldu.
  • 95 kişi “çatışmada” öldü.
  • 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi.
  • 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi.
  • 30 bin kişi “sakıncalı” olduğu için işten atıldı.
  • 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
  • 30 bin kişi “siyasi mülteci” olarak yurtdışına gitti.
  • 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
  • 171 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi.
  • 937 film “sakıncalı” bulunduğu için yasaklandı.
  • 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
  • 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
  • Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
  • 31 gazeteci cezaevine girdi.
  • 300 gazeteci saldırıya uğradı.
  • 3 gazeteci silahla öldürüldü.
  • Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
  • 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
  • 39 ton gazete ve dergi imha edildi.

Burs Sorunsalı

Bilindiği gibi Kasım ayında Belediyelerin burs verebilmesini öngeren 5102 sayılı yasa CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne başvurması sonucu iptal edilmişti.Ancak CHP’ nin yaptığı açıklamada bu yasanın iptalinin,bursların verilmesine engel olmadığı belirtilmiş;CHP’li belediyeler de burs vermeye devam etmişlerdi.

Buraya kadar her şey normal görünüyor.Ancak 29 Mart seçimlerini takip eden Nisan ayında Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yatırması gereken burslar hesaplara yatmadı.Hesaplara yatmayan bu burslar için öne sürülen  gerekçe Anayasa Mahkemesi’nin 5102 sayılı yasa için,kesin kararı olarak gösterildi.

Şimdi sormak gerekiyor Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan’a:Bu bursların verilmesi madem yasalarla engellenmişti,neden burslar nisan ayına kadar yatmaya devam etti? Eğer herhangi bir yasak yoktuysa neden daha nisan ayında burslar kesildi.Öğrencileri de mi seçime malzeme ettiniz sayın Özcan?Aklınızda olsun,Üniversite de okuyan gençlerin büyük bir çoğunluğu koyun olmaktan çıktı.Önümüzdeki seçimlerde görüşmek üzere.