Tarık Bal Yazıyorum

25Oca/091

Tekstil Piyasası ve Kriz

Tekstil Piyasası…Ekonominin asla kırılmaz denilen çarkları idi,taki 2001 krizine kadar.Şu anda derin bir çıkmazın içinde olan bu sektörde neler değişti hep beraber bir irdeleyelim.

2001 yılının 21 şubatı…Türkiye tarihine kara çarşamba olarak geçen gün,tekstil sektörünün de çıkmazlarının başladığı zamanla örtüşen tarih.Bu dönemde bir çok işletmenin battığı gerçeğini hepimiz biliyoruz;ancak krizler fırsata dönüşebilir mantığını çok iyi yürüten tekstilcilerimiz de yok değillerdi…

2001 krizi için belli başlı şeyler söylenebilir,ancak hemen krizin arkasından Türkiye’ye davet edilen ve ekonomiden büyük bir yetkiyle sorumlu olan Kemal Derviş,kısa dönemdeki etkin politiklarıyla ülkenin feraha çıkmasını sağlamıştır(Bugün akp krizden çıkışı kendi politikalarına bağlasa da işin aslı Kemal Derviş ve o dönemde onun politikarlını büyük bir kararlılıkla destekleyen Merkez Bankası başkanı Süreyya Serdengeçti’nin politikalarıdır).

Peki kriz neden tekstilcilere imkan sağlamalıydı?Bilindiği gibi tekstil sektörü dışa açık bir sektördür.Piyasada en ucuzu verip en kaliteliyi almak esastır.Yani basit kapitalist piyasa mantığı vardır.Ancak krizle birlikte döviz kurundaki artışlar ihracatçının çok fazla kar etmesine neden olmalıydı.Peki ne oldu?Piyasaya yepyeni bir ülke girdi.Çin

Burada Çin’i anlatmaya gerek yok sanırım.Ancak Çin konusunda bazı önemli kavramlarımız olmalı aklımızda.Bunlardan ilki ucuz emek,ikincisi ucuz hammadde.Şimdi tekrar soralım.Yıllardır çok az koyup çok fazla kazanmış tekstil üreticilerimiz,çin gibi bir rakip karşısında nasıl bir rekabete girebilirler.

Bu rekabet edememe durumu sektörü dibe doğru sürüklemeye doğru devam ediyor.Artık sektördeki mavi yakalılar asgeri ücret sınırında günün büyük bölümünde çalışarak geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.

Yapılması geren şey ise Tekstil üreticilerinin tatlı uykularından uyanması,artık işe daha reel bakmaları.

Kaynak: www.tuik.gov.tr dış ticaret endeks verileri…

2

Etiketler: 1 yorum