Posts tagged Fransa

Bir Garip Bakış Açısı

İnsanlara dedim ki ama gencecik çocuklar ölüyor bitsin bu savaş. Bunun karşılığında dediler ki: Bir gün olur da bir yakınının, ya asker olarak ya da sivilde başına birşey gelirse o zaman görürüm ben seni. Ne diyeyim ki ben size. Zaten bir gün canlarımdan birine zarar gelmesin diye bitsin istiyorum bu savaş. Başkalarının canı yanmasın diye bitsin istiyorum bu savaş.

*********

İş milli duygulara gelince Türkiye gerçekten bütün olabilen bir ülke. Yani birbirlerine Chp’li ya da Akp’li veya alevi ya da sünni olduğu için diş bileyen iki insanı ortak bir paydada birleştirmenin kolay bir yolu var; o da ülke bölünüyor duygusunu hissettirmek ya da en azından milli hisleri okşayacak birşeyler ortaya atmak. Bunu başardığınız anda hayatın hiçbir noktasında biraraya gelmeyecek bu iki insan aynı meydanda slogan atacaktır emin olunuz. Mesela yarın sayın başbakan Fransa’ya karşı alınacak tavırları açıklayacak. Biliyorsunuz “Ermeni Kıyımı” nın reddini suç sayan bir yasa tasarısı hazırlıyor Fransızlar. Bu kararların Türkiye’nin her tarafından ortak bir tepkiyle destekleneceğine inanıyorum. Bu bütünleşmelerin faydalı  olup olmadığı konusunu senelerdir örnekleriyle gördüğümüz için pek yorum yapmaya gerek yok.

Libya Üzerine

Libya’da bir dönem değişti. Uzun yıllardır ülkenin iktidarının sahibi Kaddafi linç edilerek öldürüldü. Kaddafi’nin bir diktatör olduğunu iddia etmemek tam bir saçmalık olurdu. Yani şimdi bir yönetici için ülkeye refah getiriyor ve kaynaklarını doğru kullanıyor diye illa iyidir demek yanlış olacaktır. Askeri bir darbeyle gelmiş bir lider olarak kırk iki yıldır ülkesini seçime gitmeden yönetiyorsa bu konuda söylenecek  pek bir şey yok.

Ama işin diğer bir boyutu da var:  Tamamen Amerika ve Avrupa destekli bir grubun konsey kurarak ülkenin yönetimine sanki çok ağır şartlarda yaşanıyormuşçasına isyan etmesi… Aslında bu değişik açılardan bakarak anlaşılabilecek bir mevzu. Mesela Osmanlı Devleti’nde bir padişahın başarılı olması demek, çocuğunun ya da kardeşinin onu tahttan indirmeye çalışmasını engelleyemezdi. Önemli olan iktidarın elde tutulması meselesi. Bugün Kaddafi’yi öldürerek yönetimi onun elinden alanlar devleti bir oligarşiye mi devredecek (kastettiğim şeye dini liderlerin içinde bulunduğu bir şeriat yönetimi de dahil) yoksa gerçek anlamda halkın egemenliğine bırakılacak bir ulusal yönetim mi olacak. Libya ile benzer kaderi yaşayan ülkelerden Tunus’ta seçim oldu ve ülke parlamentosuna kavuştu. Mısır için seçimler de çok yakın ancak Libya’nın bu iki ülkeye benzemeyen tarafları da var. Örneğin Fransa ve Amerika’nın Libya’ya özgürlük getirmek adıyla yeraltı zenginliklerini hedef aldığı söylentisi konuyla yakından veya uzaktan alakası olan herkesin dilinde. Sonuç olarak oradaki yönetimin şeklini Amerika’nın çıkarları belirleyecektir.

Bunun yanında Kaddafi’nin öldürülüşüne de değinmek istiyorum. Her ne kadar diktatör de olsa Kaddafi’nin ülkesine bir şeyler kattığı bir gerçek. Yani bu kadar isyan edecek bir şey yok demek istemiyorum ama en azından böyle bir ölümü gerektirecek bir yönetim de sergilemediğini düşünüyorum. Benim fikrim ölüm emrinin başka yerlerden geldiği. Çünkü en azından devrik liderin canlı yakalandığını ve daha sonra ne olduysa birden linç edilmesine karar verildiği ortada. Nasıl oldu da canlı ele geçirilmiş bir lideri yargılamak varken insanların arasına atıp öldürülmesini izlemeyi tercih ettiler. Bu konuda Fransız gazetesi Canarde Enchaine bir haber yayınladı. Habere göre Kaddafi’nin yakalandığı yerde bulunan Fransız ajanlarının müdahalesi sonrasında iş linç aşamasına gelmiş. Ama onlara da emrin büyük abiden yani Amerika’dan geldiği söyleniyor. Neyse sonuç olarak bir insanı Allah büyük sözleriyle döve döve öldürdüler. Gerçekten de Allah büyük. Libya halkının hak ettiği neyse onu bulması dileğiyle…