Etiket arşivi: Galatasaray

12 Mayıs: Şampiyonluk Şarkısı

12 Mayıs günü aklımda tek birşey vardı gerçekten: Ne olursa olsun şampiyon olalım… Çok iyi oynadık tüm sene ve kim ne derse desin sonuna kadar hak ettik bu kupayı. Binlerce kilometre öteden yine takımım için çarptı yüreğim. Ve bizim olanı aldık o gece, hem de ezeli rakibimizin bizzat kendi sahasında…Neyse yıllar sonra o bildik şampiyonlar ligi melodisi yeniden özdeşleştiği kulüple çalacak.

Bu arada final maçı günü aklımda bazı şeyler vardı: Acaba Fenerbahçe bizim elimizden kupayı alsa alkışlar mıydım? Sanırım ne kadar dalga geçsek de Fenerbahçe’nin bu kadar kötü olaylar yaşadığı bu sezonda şampiyonluk yarışına sonuna kadar devam etmesi büyük başarı. Başkanına sahip çıkması ve cezaevindeyken suçsuzluğuna inanıp onu yeniden başkan seçmesi büyük başarı. Şike olup olmadığına inanıyor muyum? Gerçekten bu soruya bir cevabım yok. Ama onlar inanmıyorlar ve sonuna kadar oynamaya devam ediyorlar. Gerçekten tebrik edilesi bir durum.

Sıradan

Mehmet Demirkol, kendisine saygı duyduğum ve kendisini takip ettiğim bir spor yazarıydı. Ancak Galatasaray’ın lider olduğu hafta yaptığı garip tespitler yüzünden kendisini, üyesi olduğu twitter’da eleştirince, hiç beklemediğim bir şekilde engellendim. O zaman anladım ki egosu şişik, eleştiriye kapalı bir insan.

Dün bazı internet sitelerinde Mehmet Demirkol’un twitter’daki hesabından, kendisini takip eden bir kişiye yaptığı hakaretleri okuyunca anladım ki gerçekten kaliteli bir insan değilmiş. Yıllar önce o farklı duruşuyla tanıdığımız Mehmet Demirkol’dan çok uzak artık o. Popüler kültürün havasını sonuna kadar içine çekmiş sıradan bir insan…

Tribünde Bayan Var

Yeşil İnciler27 Kasım 2009’daki Bursaspor-Galatasaray mücadelesi sırasındaki gözlemlerimi daha önce aktarmıştım.(bkz:tıkla) Yazıda da anlattığım gibi o kadar yoğun bir küfür vardı ki, taraftarların tezahürat bilmediğini düşünmüştüm.

Ve aradan 4 ay geçtikten sonra Bursaspor’un bayan taraftarları olan Yeşil İnciler’den çok daha önce yapmalarını beklediğim tepki geldi. Bugün ki Bursaspor-Manisaspor maçında açtıkları dev pankartla bayanların futbolun güzel yüzü olduğunu ortaya koydular. Tebrikler Yeşil İnciler…

İstanbul Öncesi

Öncelikle belirtmeliyim ki burnum hala iyileşmedi. Hala benimmiş gibi hissetmiyorum. Buna rağmen yerimde de duramıyorum.

Öyle sanıyorum ki uzun bir süre evde yatınca, vücut daha fazla dinlenmek istemiyor. Yerimde duramıyorum. Elim burnumun üstünde, sanki her an birisi bana çarpacakmış ya da yumruğunu suratıma geçirecekmiş gibi hissediyorum ama yine de nafile.

************               ************

Bu kadar sorunlu zamanlar olmasına rağmen güzel şeyler de olmuyor değil.Yarın Yeni Rakı’nın davetlisi olarak İstanbul’da Madam Despina’nın meyhanesinde olacağız. Kim bilir, belki ondan sonraki gün Galatasaray-Kasımpaşa maçını Ali Sami Yen stadında bile izleyebilirim.

Bir yazımda demiştim ya benim anlamadığım şeyler var diye; artık hiç bir şeyi anlamaya çalışmadan, sadece yaşamak istiyorum. Belki hayat,bu sefer daha farklı olur.

Bursabahçe

Ben bloğumda çok fazla spor konusuna girmeyi sevmiyorum.Ancak canımı sıkan bir konuyu sizinle paylaşmak istedim.

Bundan iki buçuk ay kadar önce Bursaspor-Galatasaray maçı hakkında yorum yazmış ve Bursaspor taraftarının Galatasaray taraftarı ve futbolcuları için yaptıkları hakaretleri anlatmıştım.

Aradan bunca zaman geçiyor ve bu sefer Türkiye Kupası çeyrek finalinde Bursaspor ile Fenerbahçe karşılaşıyor. Ancak duruma bakın ki, İki ay önceki görüntünün tam aksi bir seyirci topluluğu var. Evet futbolun içinde küfür olmasını istemiyoruz .Ancak 64.dakikada 3-0 olmuş ve bir gol daha atılması yarı finalin kapısını aralayacakken, Bursa taraftarının sessiz sessiz maçı izlemesi maçlar arasında bir ayrım yapılıyor olabileceğinin göstergesi.

Bursa’nın şehir havasına hayran bir insan olarak yaşanan bu olaylar her seferinde şehre olan bakışımı sorgulamama neden oluyor. Artık Fenerbahçe için de Bursa deplasman olmalı.

Biri NtvSpor’u Durdursun

Erkek öğrenci evlerinin ortak bir özelliği vardır.Hemen hepsinde sabahtan akşama kadar spor kanalları takip edilir.Bizim evimizde işte o evlerden birisi.Sabah 11.30’da televizyon açıldığında,önce bir Ntv Spor’a bakılır: Haberler ne,Fuat Akdağ, Mehmet Demirkol ne diyor diye.

Ama çok afedersiniz artık insanları sıkmaya başladılar.Haberler başlar başlamaz, Ersin Düzen Fenerbahçe haberini aktarıyor yüzünde ince bir gülümsemeyle.Beş dakika Fenerbahçe’de ne olup bittiğini öğreniyoruz.Akabindeki beş dakikada diğer takımlar, diğer branşlar anlatılıyor.Bugün Daum’un Antalya Kampı’nı değerlendirmesini izlettiler yirmi dakika.Hem de tek düzgün program olan Spor Servisi’ni yarıda keserek.

Ya da başka bir yerden örnek vereyim: Maç bitiyor,diyoruz ki Yüzde Yüz Futbol’u bir açalım.Ama taraflılığın bu kadarı…Rıdvan Dilmen ya somurtuyor,ya ağzı kulaklarında…Kötü oynayan Fenerbahçe, aldığı 3 puana sevinmeliyken, kötü oynayan Galatasaray,kötü oyununun sebebini sorgulamalı.

Ntv Spor artık bir karar vermek zorunda.Ya gerçekten tarafsız yayın yapıp, bütün kulüplere eşit mesafede duracaklar, ya da çok büyük bir izleyici kitlesini kaybedecekler.Çünkü çevremde haklarında kötü düşünenlerin sayısı her geçen gün çoğalmakta.

Bir Maç Günü

27 Kasım 2009 tarihli Bursaspor-Galatasaray futbol müsabakasını,Galatasaray tribününe bilet bulamadığım için,Bursaspor tribününde izlemek zorunda kaldım.Buraya kadar herşey normal.Ancak maç başlamadan yarım saat önce başlayan tezahüratlar ve sloganlar beni bir kez daha Bursaspor taraftarından soğuttu.

Şöyleki daha maç başlamadan kenardaki Galatasaray tribününe olmadık hakaretleri yaptılar.Her türlü küfürü ettiler.Bununla da yetinmediler,maç boyunca sıklıkla tekbir sesleri getirerek futbolun amacını aştılar.Bana en ilginç gelen şeylerden birisi de bayan seyircilerin de sıklıkla kötü tezahürata ve tekbir seslerine eşlik etmesiydi.Bayanların futbolu güzelleştirmesi gerekirken,çirkinliklerin içinde boğulup gittiler.

***********

Domuz gribi aşısı için her kafadan bir ses çıkıyor.Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın,kameralar karşısında aşı olmasından sonra;Başbakan Erdoğan’ın aşı olmayı düşünmediğini(!) açıklaması kafalarda soru işaretlerine neden oldu.Doktorlar bu aşının yapılmasını önerselerde aklımızdan çıkarmamız gereken şeyler var:Mesela  bunlardan ilki,bu aşının  Dünya tarafından tam kabul görmemiş olması…Uygulayan ülkelerin yanında,bu aşıyı reddeden bir çok ülke var.İkincisi ise aşının yan etkilerinin çok ağır olması.Yine de karar sizin.